İstanbul Fotoğraf Galerisi

BASIN ODASI

İstanbul Fotoğraf Galerisi hakkında yapılacak haber ve duyurularda kullanılacak yazılı ve görsel materyallere bu bölümden ulaşabilirsiniz.

İSTANBUL FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunan: MART ETKİNLİK BÜLTENİ

TİMURTAŞ ONAN / FOTOĞRAF SERGİSİ
TERK EDİLMİŞ
2 ŞUBAT-31 MART
Ziyaret Gün ve Saatleri : Salı’dan Cumartesi’ye hergün 11.00 – 19.30 saatleri arası

Galeri, şehrin en harekeli bölgesi ve sanat merkezi olan Beyoğlu’nda Timurtaş Onan’ın “Terk edilmiş / Abandoned” adlı çalışmasıyla açılış sergisini gerçekleştirdi. Sergi 2 şubat - 31 mart tarihleri arasında fotoğraf meraklılarını ağırlayacak.
Çalışmalarına 1980 yılında başlayan, yurt içi ve yurt dışında birçok etkinliğe katılmış, fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan; İstanbul’un önemli tarihi ve kültürel değere sahip iki büyük tersanesi Haliç ve Camiialtı’nın kentsel dönüşümün mega etkileri öncesi suskun halini “Terk edilmiş / Abandoned” sergisinde çarpıcı bir dille anlatıyor.

ŞEVKET ŞAHİNTAŞ / GECENİN ÖTEKİ YÜZÜ
FOTOĞRAF GÖSTERİSİ & SÖYLEŞİ
06 MART CUMA, 19:30

Şevket Şahintaş, taksi şoförü olarak çalıştığı gece vardiyalarında İstanbul sokaklarının gerçekliğini ve acımasızlığını fotoğraf ve video ile belgeledi. Yaklaşık beş yıl süren bu çalışmasını 06 Mart 2015 Cuma akşamı fotoğrafseverlerle bir söyleşi eşliğinde gerçekleştirecektir.

Gece İstanbul üzerinde yaptığı gezintilerde Şahintaş kamerasının flaşıyla anları, mimikleri ve gecenin karanlığında saklanan yüzleri ve gecenin karanlık noktasındaki gizli habersizliği yakalar. Reklam kampanyalarının ışıklı panolarına karşılık bu kişiler reklam kampanyaların temalarına karşı karanlık birer gölge gibi dururlar.

İKİ FİLM BİRDEN: TARLABAŞI
10 MART SALI, 19:30

ERDEM VAROL&KEREM PEKİN / TARLABAŞI "RANT ÇIKMAZI
FOTOĞRAF GÖSTERİSİ

TİMURTAŞ ONAN /"TARLAŞI'NDA NELER OLUYOR"
BELGESEL FİLM

Tarlabaşı’nda Neler Oluyor belgesel filmi ve Tarlabaşı “Rant Çıkmazı” adlı fotoğraf gösterisi. Kentsel dönüşüm sürecinde burada yaşayan insanların yaşamlarına dair iki çalışma

“Tarlabaşında neler oluyor”, kentsel dönüşüm projesi kapsamında ihaleye sunulan Tarlabaşı sakinleri ile yüzyüze röportajlardan oluşmakta Toplum tarafından suç yuvası olarak bilinen ya da suçun bilerek pompalandığı Tarlabaşı’nın gerçek yüzünü göstermekte.

“Tarlabaşı Rant Çıkmazı” Erdem Varol ve Kerem Pekin 2011-2012 yıllarında Tarlabaşında yaptığımız kayıtları, kentsel dönüşüm adı altında; --kültür, tarih, zaman, mekân gözetmeksizin- yapılan kentsel sürgünün bölgede uygulanacağının belirginleşmesinden sonra ilerideki kuşaklara eski Tarlabaşını gördülkleri ve duydukları kadarıyla aktarabilmek; bölgede birbiri içerisine geçmiş onlarca katmanı anlayabilmek ve bu katmanlarda varolan insanların Tarlabaşına/ mevcut hayatlarına ve yıkıma dair düşüncelerini aktarabilmek temelinden hareketle 2012 yılında bir projeye dönüştürmeye karar vermişler.

FOTOĞRAFA GENÇ BAKIŞ-2/ YASİN AKGÜL
PORTFOLYO SUNUMU
20 MART CUMA, 19:30

Genç fotoğrafçı arkadaşların üretimlerini paylaşmalarına katkı sağlamak ve kendilerini ifade edebilecekleri bağımsız bir sanat ortamı oluşturmak amacıyla düşünülmüş bir etkinliktir.

Fotoğrafa Genç Bakış etkinliğimizin ikinci konuğu, son dönemlerde toplumsal olaylarda çektiği başarılı fotoğraflarını izlediğimiz, marmara üniversitesi fotoğraf bölümü öğrencisi Yasin Akgül. Yasin, fotoğrafa başlama süreçi ve etkileri, gelecek hedefleri ve beklentileri üzerine fotoğraflar eşliğinde söyleşi gerçekleştirecek.

KEMAL CENGİZKAN / S’YOMKA
SÖYLEŞİ VE KİTAP İMZASI
27 MART CUMA, 19:30

Galata Fotoğrafhanesi tarafından yayınlanan fotoğraf sanatçısı Kemal Cengizkan’ın S’YOMKA isimli fotoğraf albümü üzerine söyleşi ve kitap imzası.

“Amu Derya’nın kollarından olan Pyanj nehri, bazı yerlerde genişleyip durularak akıyor, Afganistan ile sınırı çiziyordu. Hala iç savaş izlerine rastlanılan bölge muhteşem Pamir dağlarının uzantısı olan sarp ve vahşi bir doğaya sahipti. Çıplak tepeler arasındaki düzlük alanlarda, kimileri yeşillikler içinde küçük köyler vardı. Sovyetler Birliği döneminin yatırımlarıyla elektrik ve su sağlanmış, eğitim hizmetleri getirilmişti. İnsanlar hoşgörülü, sevecen ve misafirperverdi. Heryerde olduğu gibi çocuklar fotoğrafçıya ilgi gösteriyordu; ben fotoğraf çekerken onların ‘syomkaaa!’, ‘syomkaaa!’ diye seslenişleri kulağımda kaldı. Ne anlama geldiğini sonradan öğrendim; ‘fotoğraf çekmek’ ve ‘ateş etmek’ anlamına gelen bu sözcük projenin de adı oldu.”